18 Şubat 2026

Sanatta 53 yıl - Arif Ziya Tunç


Arif Ziya Tunç’un 53 yıllık birikiminin yer aldığı sergi Tersane Art Gallery’de sanatseverlerle buluştu.

1953 Elazığ doğumlu olan sanatçı 1974 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nden mezun oldu ve akademik kariyerini 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde, Sanat Doktorası yaparak tamamladı. 2011’de profesör olan sanatçı 2019’da emekli olarak Karşıyaka’da açtığı sanat atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.

Arif Ziya Tunç’un görsel üretimi, disiplinlerarası bir estetik zeminde yer alır; hem bir akademisyen olarak kuramsal derinlik arayışı hem de bir sanatçı olarak görsel ifadenin olanaklarını zorlayan bir pratik barındırır. Bu ikili yönelim, Tunç’un fotoğraf çalışmalarında “özellikle siyah-beyaz ile renkli fotoğraflarında” ayrımsız bir şekilde iç içe geçer ve biçim ile düşüncenin arasında köprüler kurar.

Tunç’un siyah-beyaz fotoğrafları, yalnızca geleneksel tekniklerden beslendiği bir görsel söylem değil; zıtlıklar üzerinden yabancılaşma ve yoğunlaşma stratejileridir. Siyah ile beyazın kontrastı, nesnenin kendisinden çok imgenin içsel gerilimini görünür kılar. Bu fotoğraflarda ışığın dağılımı, gölgelerin örgütlenişi ve tonların ritmi, izleyiciyi doğrudan dış gerçekliğe değil, imgenin “iç dünyasına” yönlendirir. Böylelikle deneyim, sadece bakış üzerine kurulmaz; bakış ile duygu arasında bir “algısal yankı” olarak kendini verir. Bu yaklaşım, fotoğrafı yalnızca görüneni aktarmaktan çıkarır ve onu bir içsel diyalog nesnesi haline getirir; izleyiciyi pasif olmaktan çıkarıp düşünsel bir katılımcı konumuna taşır.

Siyah-beyaz fotoğraf, Tunç açısından salt estetik değil aynı zamanda zihinsel bir tercih olarak da okunabilir: görsel öğrenim ile düşünsel yoğunlaşmanın kesişim noktası. Bu, Tunç’un fotoğraf teorisine yaklaşımının da bir yansımasıdır; sanat ve estetiğin felsefi sorgulamasıyla beslenir. Bu bağlamda siyah-beyazın minimal görünüşü, Tunç’un imgesel kompozisyonlarında daha karmaşık bir semiyotik alan açar — izleyicinin zihninde motifler arası ilişkilerin kurulmasına olanak sağlar, dramatik anlatıyı güçlendirir.

Tunç’un renkli fotoğrafları ise başka bir zihinsel alanı gündeme getirir. Renk, burada yalnızca görsel bir unsur değil; duygusal bir atmosfer ve dünya algısı oluşturur. “Night & Silence” gibi çalışmalarda doğanın sessizliğini, bir mekânın tekinsiz sükûtu üzerinden yakalama çabası, fotoğrafı estetikten duyumsal bir katılım nesnesine dönüştürür. Bu tür çalışmalar, mavi tonların, sıcak-soğuk ilişkilerinin ve doğal çevrenin dinginliğinin ritmik bir şekilde resmi bir tartışmaya dönüştüğü alanlardır.

Renk, Tunç’un fotoğraf dilinde insanı çevresiyle ilişkilendiren bir bağlama dönüşür; izleyiciyi kompozisyonun içine çekerken aynı zamanda onunla empatik bir yüzleşme yaratır. Bu yaklaşım, onun görsel üretimini salt teknik bir icra olmaktan çıkarıp duygusal ve fenomenolojik bir arayışa dönüştürür.

Tunç’un akademik arka planı, fotoğraf çalışmalarını sadece bir sanat pratiği değil, sistematik bir düşünsel üretim alanı olarak şekillendirir. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde uzun yıllar sürdürdüğü eğitim ve öğretim hayatı, sanat teorisi, görsel estetik ve eleştirel düşünce arasındaki ilişkileri eserlerine yansıtır. Özgeçmişinde yer alan bilimsel makaleler ve ders içerikleri, Tunç’un sadece bir uygulayıcı değil, aynı zamanda fotoğrafın teorik anlamlarıyla ilgilenen bir araştırmacı olduğunu gösterir.

Bu akademik disiplin, fotoğrafa bakışını iki uç arasında dengeler: Teknik hakimiyet ile eleştirel kavrayış. Kompozisyon, ışık ve estetik kavramlarıyla kurduğu ilişki, onun fotoğraflarında kuramsal bir derinlik taşır; izleyici bu derinliği sezgisel olarak hissetmekle kalmaz, aynı zamanda fotoğrafın kendi düşünsel bağlamını da sorgular.

Arif Ziya Tunç’un fotoğraf dili, baskıresimle olan kuramsal ve pratik ilişkiden de güç alır. Baskıresim disiplinindeki leke kullanımı, biçimsel ritim arayışları ve soyut dışavurumcu eğilimler, fotoğraf eserlerinde —özellikle soyut veya doğa motifli çalışmalarında— farklı ama ilişkisel bir şekilde tekrar eder. Bu bağlamda fotoğraf, Tunç için bir “bağımsız estetik nesne” değil; plastik sanatlar içinde bir diyalog nesnesi olarak yer alır.

Arif Ziya Tunç’un fotoğraf üretimi, akademik ve sanatsal kişiliğinin ayrılmaz bir yansımasıdır. Siyah-beyaz ile renkli fotoğraflar arasındaki geçiş, yalnızca teknik bir tercih değil; düşünsel bir serüvenin görsel haritasıdır. Tunç’un fotoğraf dili, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, düşünmeye ve sorgulamaya davet eder. Fotoğraf, burada dış gerçekliğin betimlenmesi olmaktan çıkar; öznel bir kurgu ve algısal bir alan olarak açığa çıkar.


Bu yüzden, Tunç’un fotoğraf çalışmaları “görsel ürün” olmanın ötesinde, sanat, düşünce ve varoluşsal algı üzerine bir tartışma zeminidir. Bu zeminde siyah-beyaz ile renkli fotoğraf arasındaki ilişki, izleyicinin kavrayışını genişleten bir estetik ve kavramsal genişlemeye dönüşür.

Arif Ziya Tunç’un 53 yıllık birikiminin yer aldığı bu sergideki çalışmalar, akademik bilgi ile sanatsal sezginin dengeli bir birlikteliğini ortaya koyar. Fotoğraf, onun pratiğinde tek başına bir amaç değil; düşüncenin, kültürün ve bireysel belleğin taşıyıcısıdır. Katmanlar, yalnızca görsel bir yöntem değil; çağdaş insanın parçalı varoluşuna dair eleştirel bir okumadır.

Bu sergi, izleyiciyi imgeleri tüketmeye değil; onlarla düşünmeye çağırıyor.

Arif Ziya Tunç’un 53 yıllık birikiminin yer aldığı sergi 12 Mayıs 2026 tarihine kadar Karşıyaka Tersane Art Gallery’de ziyarete açık olacak.

Tersane Art Gallery Adresi: 1662 Street. No:44/1 Karşıyaka / İzmir

www.arifziyatunc.com

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder