26 Şubat 2026

Üretici Hasan Karadiken; Tüketicilerimizin bize destek olması önemli


Kırsal kalkınmayı desteklemek ve yerel üretimi teşvik etmek amacıyla birçok köyde üretici köylüler kendi ürünlerini kurdukları stantlarda satışa sunuyor.

Köy meydanlarında ve ilçe pazarlarında kurulan bu stantlar, hem üreticilere ek gelir sağlıyor hem de vatandaşların doğal ve taze ürünlere ulaşmasına imkan tanıyor.


Kendi yetiştirdikleri sebze, meyve, zeytin, zeytinyağı, peynir, reçel ve ev yapımı ürünleri satışa sunan köylüler, ürünlerinin tamamen doğal olduğunu belirtiyor. Üretici köylülerden Hasan Karadiken “Standımızdaki her şey kendi üretimlerimiz. Yolu Ildırı’dan geçen herkese ürünlerimizi tattırıyoruz. Tüketicilerimizin bize destek olması çok önemli. Taze sağlıklı ve geleneksel tatları keşfetmek için stantlarımızı ziyaret etmeye bekliyoruz” dedi.

Doğma büyüme Çeşme Ildır’lı olan Karadiken, standını ziyaret eden müşterileri ile yakından ilgilenerek ürünleri hakkında tek tek bilgi veriyor ve tadım yaptırıyor.

Üretici Hasan Karadiken, ürünlerinin ilgi gördüğünü söyleyerek şu ifadelere yer verdi;


Katkısız ve doğal gıdalara olan talep arttı. Vatandaşlar, üreticiden doğrudan alışveriş yapmayı tercih ediyor. Ben de Çeşme’nin yöresel tatlarını standımda satıyorum. 12 ay boyunca kendimin ve eşimin imal ettiği ürünleri satışa sunuyorum. Özellikle aşk reçelimiz ilgi görüyor. Aşk reçelini sosu ile yiyenler “Aşık Olur” diyorum. Reçelin tadını sosu çok daha güzel yapıyor.

Reçel çeşitlerimiz mevcut

Limon ve portakal karışımından “Lipo” ismini koyduğum reçelim, zerdeçallı mandalina karışımı reçel, karadut reçeli, kabak reçeli, mandalin reçeli, enginar reçeli gibi çok çeşitlerimiz mevcut.

Ildır’da yetişen enginarlar sodalı suyundan yetiştiği için çok lezzetlidir. Enginar reçelinin ve kendim ürettiğim karışımları kendim yaptığım hepsine farklı isimler verdiğim lezzetlerin tadına bakmak için yolu Ildır’dan geçen herkesi davet ediyorum.

Geleneksel lezzetleri devam ettiriyorum

Benim ailem Selanik göçmeni. Şişarka ile Lutenisa lezzetlerini kavanozlarda satıyoruz. Selanik göçmenlerinin iyi bildiği bu lezzetleri biz kahvaltıda kullanırız. Acı ve tatlı biberlerden yapıyoruz. Meze olarak ta kullanıyoruz.
Dağlardan topladığım çiçeklerden kolonya çeşitleri de üretiyorum. İğde çiçeği, zeytin çiçeği, limon çiçeği, karabaş ve lavanta çiçeklerini işlemden geçirip 3-5 ay kadar bekleterek hazırlıyorum. İğde ve limon çiçeği karışımı kolonyası, karabaş kolonyası gibi birçok çeşit kolonyayı küçük şişelerde çantalar da kolayca taşınabilir şekilde satışa sunuyorum.


Soğuk sıkım zeytinyağı, eşimin ürettiği turşular, kahvaltılık zeytinyağı içinde kuru domates, kuru biber, atom, çok acı olana piskopat ismini verdiğimiz lezzetlerden bazıları.

Kış mevsiminde köyümüz çok sakindir. Stant açan çok olmaz. Ben dağlarda ot veya çiçek toplamaya çıkmadığım her gün standımı açarım. Evim hemen karşıda. Mayıs ayından sonra hareketlilik başlar. Tüm stantlar açılmaya başlar.

Ekonomik kriz en çok bizleri etkiledi. İnsanlar bakıp fiyat sorup hiçbir şey almadan gidiyor. Bizim ürettiğimiz her şey zamlandı. Ürünü eklemek için aldığımız kavanoz, şişe, saklama kapları, poşet her şey zamlandı. Biz de ürettiğimiz ürünlere zam yapmak zorunda kalıyoruz. Bu da alıcı için fazla geliyor. Elimizden geldiğince fiyatları düşük tutmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder