30 Nisan 2026

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu


Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracat lideri Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Cengiz Balık seçildi.

Balık, görevi önceki Başkan Hayrettin Uçak’tan devraldı. Hayrettin Uçak yeni yönetim kurulunda yerini aldı. Uçak, önümüzdeki süreçte sektörle deneyimlerini paylaşmayı sürdürecek.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde genel kurul maratonu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli olağan genel kuruluyla tamamlandı. EYMSİB’in genel kuruluna yoğun katılım dikkat çekti.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığını 8 yıl sürdüren ve kanun gereği aday olamayan Hayrettin Uçak yaptığı konuşmada 8 yıllık başkanlığı döneminde gerçekleştirdikleri projeleri aktardı.

16 Nisan 2018 tarihinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulunun büyük bir teveccüh göstererek kendisini şerefli bir görev olan Yönetim Kurulu Başkanlığına seçtiğini dillendiren Uçak, “Bizler, 8 yıl boyunca bize verdiğiniz sorumluluk bilinciyle kendimizi hizmete adadık ve başımız dik, alnımız ak olarak bugün yine sizlerin huzurundayız. 2018 yılında bu salondaki konuşmamda ben değil, biz olacağız demiştim. 8 yıl boyunca da bunu gerçekleştirdik, ben değil biz olduk” şeklinde konuştu.

2018 yılında göreve geldiklerinde 700 milyon dolar seviyelerinde olan ihracatı yüzde 100’e yakın oranda artırarak 1 milyar 300 milyon dolara yükseltmeyi başardıklarının altını çizen Uçak şöyle devam etti; “İhracatımıza yeni pazarlar kazandırdık, var olan pazarlarımızda daha güçlü konuma geldik. Ticaret Heyetleri, URGE faaliyetleri, fuarlar, Turquality projeleri sizlerin ürünlerini yurtdışında tanıtmamızdaki en büyük araçlar oldu 8 yıl boyunca… Özellikle URGE projesini en etkili kullanan Birliklerden biri durumuna geldik ve Hindistan, Endonezya, Singapur, İngiltere, Norveç ve Kanada ülkelerine yönelik heyetler gerçekleştirdik. Hindistan Heyetimiz, Ticaret Bakanlığımız tarafından en başarılı URGE örneklerinden biri seçildi ve Sayın Bakanımızın elinden ödülümüzü sizler adına aldık. Ticaret Bakanlığımıza da tüm projelerimize verdikleri destek için tüm Hazirun önünde teşekkür etmek istiyorum.”

“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi”yle Ege Bölgesinin kalıntı haritasını çıkardıklarının altını çizen Uçak, “Göreve geldiğimizden bu yana düzenli olarak Bölgemizdeki ihraç ürünlerinden numuneler alarak analizleri gerçekleştirdik. Kalıntı bakımından problem teşkil eden bölgelerde eğitici toplantılar düzenledik. Gençlerimizi tarıma teşvik etmek için 3.Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programını hayata geçirdik. 150’den fazla potansiyel üretici ve ihracatçımıza uzman kadro ile A’dan Z’ye tarımı anlattık. Üyelerimizi ziyaret etmeyi hiç aksatmadık, belki aranızda 4-5 defa ziyaret ettiğimiz üyelerimiz vardır. Her koşulda onların yanında olmaya gayret ettik, bu ziyaretler için özel bir ekip oluşturduk, üyelerimizin sorunlarını dinledik, çözüm bulmaya çalıştık. İhracat kısıtlamaların her zaman karşısında durduk, her fırsatta, her toplantıda bu tür kısıtlamaların ihracatımıza zarar verdiğini anlattık” diyerek sözlerini noktaladı.

Balık: “Birlikte güçlü olabiliriz”

Genel kurulda konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 35 yılı aşkın süredir yaş meyve sebze sektörünün içinde yer aldığını, tarladan başlayan yolculuğun, paketleme tesislerinden geçip uluslararası pazarlara uzanan zorlu ama bir o kadar da değerli bir süreç olduğunu, bu süreçte güçlü olmanın yolunun birlikte hareket etmekten geçtiğini vurguladı.

“Geride bıraktığımız dönemde, özellikle artan maliyetler, rekabet koşulları, kalite beklentileri ve uluslararası pazarlardaki değişken talepler hepimizi zorladı” diyen Balık, “Tüm bu zorluklara rağmen Ege Yaş Meyve Sebze ve Mamul sektörü olarak ayakta kalmayı ve büyümeyi başardık. Bu başarı hepimizin ortak emeğidir. Şahsıma ve ekibimize duyduğunuz güven için sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Bu bir görevden öte, büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.

2026-30 dönemiyle ilgili hedeflerini de anlatan Başkan Balık şöyle devam etti; “Üreticiden ihracatçıya kadar tüm paydaşlarımızın daha güçlü olduğu, kalite ve sürdürülebilirliğin ön planda tutulduğu, yeni pazarlara açılan ve rekabet gücünü artıran bir sektör yapısı için çalışmaya devam edeceğiz. Kapımız her zaman sizlere açık olacak. Sorunları birlikte konuşacak, çözümleri birlikte üreteceğiz. Çünkü bu birlik, hepimizin ortak evidir.”

Hayrettin Uçak’a teşekkür plaketi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığı’nda iki dönemini tamamlayan Hayrettin Uçak’a, yeni Başkan Cengiz Balık tarafından 8 yıllık emekleri nedeniyle teşekkür plaketi takdim edildi.

Listede 8 isim yenilendi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Cengiz Balık tek aday olarak girdiği seçimde Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Yönetim Kurulu’nda şu isimler yer aldı; Hayrettin Uçak, Sadık Demircan, Makbule Çiftçi, Emin Sercan Göçeren, Muhammed Elçiboğa, Veysel Ali Bahadır, Martin Erdemir Sanford, Kenan Unat, Deniz Celep ve Tolga Selim Kağan”

“Veysel Güldoğan, Muhammet Mustafa Deniz ve Recep Çöpten” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu’nu oluşturdu. 14 kişilik yönetim ve denetim kurulu listesinde 6 isim yerini korurken, 8 isim değişti.

Cengiz Balık kimdir?

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık 1962 yılında Alaşehir’de doğdu. Cengiz Balık, Ege Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun oldu.

İş hayatına 1989 yılında kurduğu Cengiz Balık Tarım Ürünleri Ticareti isimli şahıs firması ile adım atan Balık, 1992 yılına kadar Migros Ticaret A.Ş.’nin tedarikçisi olarak faaliyet gösterdi.

1992 yılında Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri Sanayi A.Ş.’yi kurarak ihracat alanına yönelen Cengiz Balık, taze meyve ve sebze sektöründe uluslararası pazarlara açılmış, yıllar içerisinde güçlü bir ihracat ağı ve müşteri portföyü oluşturmuştur. 2006 yılında kurduğu Beyobası Ltd. Şti. ile tarım ve ticaret faaliyetlerini daha da genişletmiştir.

Aynı zamanda aileden gelen çiftçilik geleneğini sürdüren Balık, üretimden ihracata kadar sektörün tüm aşamalarında aktif rol almaktadır. Ulusal market zincirlerine taze meyve ve sebze tedariki sağlamaya devam etmektedir.

Sektörel temsilde de önemli görevler üstlenen Cengiz Balık, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği bünyesinde 2001, 2003 ve 2006 yıllarında üç dönem Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 2018 yılında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı seçilen Balık, 2022 yılında bu göreve ikinci kez seçildi.

İzmir Tarım Grubu’nun kurucu üyelerinden olan Cengiz Balık, 30 Nisan 2026 tarihinde yapılan genel kurulda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi.

35 yılı aşkın tecrübesiyle üretim, tedarik, lojistik ve ihracat süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla yöneten Cengiz Balık, Türk yaş meyve sebze sektörünün gelişimi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması için çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir.

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

29 Nisan 2026

İzmir Aliağa’da Motosiklet Fabrikası Açıldı

 


Honda Türkiye Motosiklet, yıllık 100 bin adet üretim kapasitesiyle faaliyete başladı.

Gelecek dönemde 200 bin adet kapasiteye ulaşma potansiyeli bulunan tesis sayesinde Honda, hem artan talebe daha hızlı yanıt verecek hem de Türkiye’de katma değerli üretimi güçlendirecek.

Honda Türkiye, İzmir Aliağa’da hayata geçirdiği motosiklet üretim fabrikasının açılışını gerçekleştirdi. Bu yatırım, Honda’nın Türkiye’ye olan güçlü ve uzun vadeli bağlılığının somut bir göstergesi olarak öne çıkarken; üretim, istihdam ve sürdürülebilir büyüme alanlarında önemli katkılar sunmayı hedefliyor. Yeni tesis, Honda’nın küresel üretim gücünü Türkiye’nin sanayi altyapısı ve yetkin insan kaynağıyla buluşturarak, artan mobilite ihtiyacına yerel üretimle hızlı ve etkin bir yanıt verilmesini sağlayacak.

Açılış töreninde konuşan Honda yöneticileri, yatırım sürecinde destek veren tüm kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve iş ortaklarına teşekkür ederek, Türkiye ile birlikte büyümeye ve uzun vadeli değer üretmeye devam edeceklerini vurguladı.


Törene katılan Honda Motor Europe Başkanı Hans De Jaeger, Türkiye’nin Honda için taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bu yatırım, pazara duyduğumuz güvenin, Türkiye’nin küresel işimizdeki öneminin ve uzun vadeli iş birliği ile ortak refaha olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesidir. Bu tesisin hem Honda’nın küresel üretim ağına hem de Türkiye’nin sanayi gelişimine, istihdamına ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

Honda Türkiye Başkanı Satoru Yamada açılış töreninde Türkiye’nin dinamik yapısını vurguladığı konuşmasında “İzmir Aliağa’da hayata geçirdiğimiz bu üretim tesisi, Honda’nın Türkiye’ye olan güçlü inancının, uzun vadeli vizyonunun ve yıllar içinde inşa ettiğimiz güvene dayalı yakın ilişkinin açık bir göstergesidir. Bizim için başarıyı yalnızca ekonomik göstergelerle ölçmek yeterli değildir. Asıl önemli olan; topluma dokunan, insanların yaşamına değer katan bir etki oluşturabilmektir” dedi.

Honda Motosiklet Türkiye, yerli üretime ve sürdürülebilir büyümeye odaklanıyor

Türkiye’de hızla büyüyen motosiklet pazarına paralel olarak hayata geçirilen bu yatırım, yerli üretim kapasitesini artırarak pazarın sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sağlayacak. 45 bin m²’si kapalı olmak kaydı ile toplam 100 bin m²’lik bir alanda faaliyet gösterecek tesis ile yıllık 100.000 adetlik üretim kapasitesi doğrultusunda yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlanacak. Aliağa’daki üretim tesisi; yerel tedarik zincirinin güçlendirilmesi, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi ve ekonomik değer oluşturması açısından önemli bir rol üstleniyor.


Honda Türkiye, üretim tesisinin yanı sıra Türkiye’de güvenli, bilinçli ve sürdürülebilir bir motosiklet kültürünün gelişimi için önemli bir başlangıç olarak konumlandırıyor. Honda’nın global “Safety” yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirilen projelerle, trafik güvenliği bilincinin artırılması ve kullanıcıların eğitimine katkı sağlanması hedefleniyor. Bu kapsamda Türkiye’de 20 yıldır faaliyetlerine devam eden Honda Motosiklet Gelişim Merkezi ve eğitim programlarıyla, motosiklet kullanımında farkındalığın artırılması amaçlanıyor.

Honda Türkiye ayrıca sosyal sorumluluk projeleriyle de topluma katkı sağlamayı sürdürüyor. Trafik eğitim programları ve yangınlardan etkilenen alanların yeniden ağaçlandırılmasına yönelik fidan bağışları bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor.


Honda Türkiye’nin İzmir Aliağa fabrikasında üretilecek ilk model olan PCX125’in haziran ayında Türkiye pazarında satışa sunulacak. Modelin satış başlangıç tarihi ve detayları ilerleyen günlerde kamuoyu ile paylaşılacak.

 

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

 

28 Nisan 2026

Ünlü makyaj sanatçısı Gila Benezra İzmir’de eğitim verdi


Tanınmış projelerdeki başarılı çalışmalarıyla tanınan profesyonel makyaj sanatçısı Gila Benezra İzmir’de sanatseverlerle buluştu.

İzmir Ticaret Odası öncülüğünde üniversitelerin güzel sanatlar fakültelerinden çok sayıda öğrencinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte “Kamera ve Işıkta Makyajı Doğru Kurma” eğitimi verildi. Birçok reklam, sinema filmi, tiyatro oyunu ve moda çekiminde görev alan Benezra, katılımcılarla kariyer yolculuğunu paylaştı.

İZTO Öncülüğünde gerçekleşti

İzQ İnovasyon Merkezi’nde Makyaj Tasarımcısı Gila Benezra’nın katılımıyla düzenlenen “Kamera ve Işıkta Makyajı Doğru Kurmak Eğitimi”, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Adile Dilek Mutlutürk’ün moderatörlüğünde gerçekleşti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Nuray Eyigele İşleyen’in açılış konuşmasıyla başlayan eğitime, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeleri Ayşe Şöhret Erçeltik, Dilek Güleroğlu, Osman Çapa, Sevgi Tükeler,  21. Kişisel Bakım, Kuaför, Güzellik Salonları ve Kuru Temizleme Grubu Meslek Komitesi Üyeleri Hürriyet Yıldız ve Julide Büyükdemirel ve çok sayıda öğrenci katıldı.


İşleyen: İlham Vermesini Diliyoruz

Konuşmasında etkinliğin düzenlenmesine öncülük eden İzmir Ticaret Odası 21. Kişisel Bakım, Kuaför, Güzellik Salonları ve Kuru Temizleme Grubu Meslek Komitesi’ne teşekkür ederek başlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Nuray Eyigele İşleyen, “Hepimizin bildiği gibi, iletişim biçimlerimiz büyük bir dönüşüm geçiriyor. Artık yalnızca fiziksel ortamlarda değil, dijital platformlarda, ekranlarda, sosyal medyada ve profesyonel çekimlerde de kendimizi ifade ediyoruz. Bu yeni dünyada görüntü, yalnızca estetik bir unsur değil, aynı zamanda bir anlatım dili, bir kimlik ve bir etki aracı haline geldi. Etkinliğimizin yalnızca bir eğitim değil, aynı zamanda ilham veren, ufuk açan ve katılımcılarımıza yeni bakış açıları kazandıran bir deneyim olduğuna inanıyoruz. Vurgulamak isterim ki, doğru makyaj bilgisi yalnızca profesyoneller için değil, kendini daha etkili ifade etmek isteyen herkes için önemli bir kazanımdır” dedi.

Mutlutürk: Makyaj, Güçlü Bir Anlatım Dili

Makyajın, insanlık tarihine eşlik eden en eski anlatım biçimlerinden biri olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Adile Dilek Mutlutürk, “Bugün geldiğimiz noktada makyaj; sadece bir uygulama değil, ışıkla, gölgeyle, duyguyla ve hikâyeyle çalışan bir sanat ve güçlü bir anlatım dili. Biz artık bir yüzü değiştirmiyoruz, bir karakter yaratıyoruz, bir duygu aktarıyoruz, bir hikâyeyi görünür kılıyoruz. Eğitimimizde makyajın yalnızca nasıl yapıldığını değil, neden yapıldığını, perde arkasını ve makyajın gerçek gücünü katılımcılarımızla birlikte deneyimledik” dedi.


Uygulamalı Eğitim

Program kapsamında Gila Benezra, sinema, dizi, reklam ve sahne projelerinde makyaj tasarımına ilişkin bilgilendirmelerde bulunurken, söyleşinin ardından makyajın farklı ışık ve çekim koşullarındaki değişimi uygulamalı olarak aktarıldı.


İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

27 Nisan 2026

‘SEKTÖR BULUŞMALARINDA’ DURAK CW ENERJİYDİ!


CW Enerji Plus Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özturkut, İzmir Ege Medya Platformu üyesi gazeteci yazarlar ile “Sektör Buluşmaları” kapsamında bir araya geldi. İzmir’de gazetecilerle buluşmasında, güneş enerjisi sistemlerinin kısa sürede yatırım maliyetini karşıladığını açıklayan Özturkut, yenilenebilir enerji yatırımlarına dair bilgi verdiği buluşmada, bu yatırımların 3 ila 5 yıl içerisinde kendini amorti ettiğini söyledi.

Özturkut: Güneş enerjisi 4 yılda yatırımı amorti ediyor

Enerjide tasarruf değil, kazanç dönemi başladı. CW Enerji Plus Başkanı Ünal Özturkut, İzmir’de yaptığı açıklamada güneş enerjisi yatırımlarının sadece birkaç yıl içinde maliyetini çıkararak uzun vadeli gelir sağladığını vurguladı

İzmir Ege Medya Platformu, ‘Sektör Buluşmaları’ kapsamında CW Enerji Plus Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özturkut’un konuğu oldu.


Elektrik faturalarına kalıcı çözüm güneşten geliyor. CW Enerji Plus Başkanı Ünal Özturkut, İzmir’de gazetecilerle buluşmasında, güneş enerjisi yatırımlarının kısa sürede kazanca dönüştüğünü 3-5 yılda kendini amorti eden sistemler, 30 yıl boyunca üretmeye devam ediyor.” dedi.

Özturkut, yenilenebilir enerji sektörünün İzmir ve Türkiye’deki durumu, sektörün geldiği nokta, bürokratik engeller ve yatırım maliyetleri hakkında önemli bilgiler paylaştığı toplantıda, yenilenebilir enerjinin önemi hakkında konuştu.

Özturkut, konutlara yapılan yenilenebilir enerji yatırımlarında amorti süresinin 3 ila 5 yıl olduğunu belirttiği değerlendirmesinde, şöyle konuştu:


“Ticari anlamda yatırımın geri dönüş süresi eskiye göre çok kısaldı. Ortalama 3 ila 5 yıl arasında yaptığınız yatırımı amorti edip geri dönüşünü sağlayabiliyorsunuz. Dolayısıyla bu konuda kamuoyunu aydınlatmamız, bilgilendirmemiz gerekiyor. Bizim, 2050 yılına kadar karbon salımını azaltma sorumluluğumuz var. Atmosfere saldığımız karbonu azaltamamamız durumunda belli yaptırımlara maruz kalacağız. Bu konuda yapabileceğimiz en iyi şey de çevreyi kirletmeden enerji üretmek.”

Yatırımların önündeki bürokratik engeller hakkında konuşan ve İzmir’deki ilçe belediyelerinin çok zorluk çıkardığını aktaran Özturkut, “Evlerde GES sistemi kurulabilmesi için maalesef belediyelerden ‘GES Uygunluk Belgesi’ alınması gerekiyor. Belediyeler bu konuda maalesef çok zorluklar çıkarıyor ve bu zorluklar da sektörün gelişimini engelliyor. Halk, insanlar bu işin verimli ve önemli olduğuna kani oldu ancak bürokrasiden kaynaklı olarak işlerimizi istediğimiz hızda ilerletemiyoruz.” dedi.

İzmir’de arazi çok pahalı

Özturkut, İzmir’deki arazi maliyetinin de fazla olduğu kaydettiği değerlendirmesinde, “İzmir ‘güneşlenme’ açısından Türkiye’nin şanslı bölgelerinden. Türkiye genelinde güneş enerjisi toplam kurulum gücünün yüzde 15’ine ulaştık. İzmir bu konuda birçok şehrin daha önünde. Bu işin bir de arazi durumu var. İzmir’in şöyle bir dezavantajı var, İzmir’de araziler çok değerli. Bugün Konya, Şanlıurfa gibi yerlerde arazi kurulumları daha uygun. Ama bir avantajımız daha var, İzmir’de sayfiye yeri çok ve belediyelerle sorun olmadığı sürece oralarda güneş enerjisi çok yaygın.” diye konuştu.


Çatıya kurulan sistem servet kazandırıyor!

Ortalama 4 yılda kendini amorti eden yatırımların 30 yıl verimli çalıştığını aktaran Özturkut, “Ortalama 2 katlı bir villada 7 kilovatlık bir sistem kurulması gerekir ve bunun maliyeti de 7 bin dolardır. Bu yatırımın geri dönüşü de 3 ila 5 yılda sağlanır. Bir de Isı Pompası var. O da devreye girdiğinde yaklaşık maliyet 14 bin dolara çıkabilir. Ancak sistemlerin, panellerin 30 yıl verim garantisi vardır. Özellikle son 1 yılda rakamlar bu hale geldi ve talep oldukça arttı. Kamuoyu bu işi çok cazip bulmaya başladı. Yeter ki bürokrasi de bir sorun olmasın.” dedi.

Fatura öder gibi kredi ödeyebiliyorsunuz

Konutlara yapılan yenilenebilir enerji yatırımında kredi kolaylıkları olduğundan da bahseden ve ‘fatura öder gibi kredi ödeyebiliyorsunuz’ diyen Özturkut, “Biz bu sistemi kurarken sistemin 1 ayda ne kadar elektrik üreteceğini müşterimize veriyoruz. Müşterimiz de bankaya gidip ‘Toplam şu kadar paraya ihtiyacım var, bu sistem de aylık 3 bin liralık elektrik üretiyor’ diyor, banka da kredi taksitlerini sistemin üreteceği elektrikle eşgüdümlü hale getiriyor. Böylelikle müşterimiz fatura öder gibi kredisini ödüyor ve sonunda da sistemin sahibi oluyor.” ifadelerini kullandı.

Elektrik dağıtım şirketleri de süreci sürüncemede bırakıyor

Yenilenebilir enerji yatırımları önündeki tek engelin belediyeler olmadığını, elektrik dağıtım şirketlerinin de izin süreçleri aracılığıyla süreçleri kasıtlı olarak sürüncemede bıraktığını kaydeden Özturkut, şu ifadelerle açıklamasını noktaladı:

“Kasıtlı olmasa bile belediyeler henüz evlerde bu sistemlerin kurulumu konusunda bunun nasıl belgelendirileceğini bilmediğinden ötürü sıkıntı yaşanıyor. Bir diğer sorun da maalesef belediyeler evin ilk yapıldığı bir şeye bakıyor ve eğer evin orijinal halinde bir değişiklik yapmışsanız, ‘evi orijinal hale getirmeden size GES Uygunluk Belgesi vermem’ diyor. Bürokrasi duruma böyle bakıyor ancak bu da maalesef sektörü sıkıntıya sokuyor. Bir de maalesef elektrik dağıtım şirketlerinden onay almak gerekiyor, bu da süreci geciktiriyor. Bunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama elektrik dağıtım şirketlerinin de süreci biraz sürüncemede bıraktığı doğru.”


İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

26 Nisan 2026

Ayşe Manav (İZYAKO) standında okurlarıyla buluştu


İZMİR – İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı, edebiyat dünyasının güçlü kalemlerinden Ayşe Manav’ı ağırladı. İzmir Yazarlar Kooperatifi (İZYAKO) standında okurlarıyla bir araya gelen Manav, hem duygusal derinliğiyle bilinen şiir serüvenini hem de son dönemde kaleme aldığı metafizik gerilim türündeki yeni çalışmalarını anlattı.

Şiirden Metafizik Gerilime Keskin Bir Dönüş

Uzun yıllar boyunca biriktirdiği "Sessiz Çığlıkları" "Yağmurlu Düşler" adlı şiir kitabında topladığını belirten Ayşe Manav, eserinde aşk, ayrılık, yas ve yeniden doğuş gibi hayatın evrelerini işlediğini vurguladı. Şiiri "duyguların özgürleştiği yer" olarak tanımlayan yazar, okurlarını her mısrada durup hissetmeye davet etti.

Ancak yazarın son çalışması olan "Rüzgar Fısıldıyor", takipçileri için tam anlamıyla bir "ters köşe" oldu. Önceki eserlerindeki duygusal yoğunluğun aksine, bu kez gerilim ve metafizik temalarına odaklanan Manav, bu değişikliği şu sözlerle özetledi:

"Bazı kapılar anahtarla değil, cesaretle açılır. Bu kitap, görünen dünyanın ince kabuğunu aralamaya cesaret eden öykülerden oluşuyor. Metafizik, insanın kendi içindeki karanlıkla ve varoluş sorularıyla yüzleşmesidir."


Edebiyatın Mutfağında Bir Eğitmen

Yalnızca yazarlıkla yetinmeyen Ayşe Manav, kurucuları arasında yer aldığı İzmir Yazarlar Kooperatifi (İZYAKO) bünyesinde yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürüyor. İstanbul Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık Eğitmen Eğitimi’ni tamamlayan Manav, kooperatif çatısı altında düzenlediği atölye çalışmalarıyla yeni yazarların yetişmesine de öncülük ediyor.

Söz yazarlığı kimliğiyle de tanınan ve 15 eseri bestelenen sanatçı, İZKİTAP’ta imza günleri boyunca okurlarıyla birebir temas kurarak edebi yolculuğuna dair deneyimlerini paylaşmaya devam edecek.

Ayşe Manav

1965 İzmir’de dünyaya gelmiştir. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli dergi ve gazetelerde eserlerine yer verilmiştir. İzmir ‘En Güzel Aşk Şiirleri’ adı altında düzenlenen yarışmada özel jüri ödülü almıştır.

Azerbaycan Almaz Edebiyat Dergisinin açtığı yarışmada 2.lik ödülüne layık görülerek, dergi tarafından Röportajı yapılmış şiir ve hikâyelerine yer verilmiş.


Önce Vatan Gazetesi’nde uzun süre Köşe Yazarlığı yapmış, aynı gazetenin Şiir ve Dostluk sayfasını hazırlamıştır. Kerkük Gazetesinde biyografisi ve şiirleri yayımlanmış, Türk Dünyası 100 Kadın Şairleri arasına girmiş ‘Nevruz Çiçekleri’ adlı akademik kitapta yer almış, bu kitap Dünya Türk Devletleri çerçevesinde kütüphanelere dağıtılmıştır.

İlk şiir kitabı Azerbaycan’da ‘Kanatlı Harfler’ Türkçe ve Azerice olarak iki dilde basılmıştır.

2019 yılında kurulan İzmir Yazarlar Kooperatifi (İZYAKO) kurucuları arasında yer almaktadır. Yönetim Kurulunda görev yapmaya başlamış, bu göreve 2. dönem devam etmektedir.

İstanbul Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık Eğitmen Eğitimi bölümünü başarı ile tamamlamış, bu alanda kurucuları arasında yer alan İzmir Yazarlar Kooperatifi’nde eğitimler vererek atölye çalışmalarına devam etmektedir.

Sözlerini yazdığı bestesini Mehmet Küçükeken, düzenlemesini Adnan Özer’in hazırladığı 15 eseri bestelenmiştir.

İzmir de ikamet etmekte olup, resim, şiir, roman ve atölye çalışmalarına devam etmektedir.


Eserleri:

2009 Kapadokya Şiir Antolojisi - Ankara

2010 En Güzel Aşk Şiirleri - İzmir

2011 Kapadokya Şiir Antolojisi 2 - Ankara

2014 Soma Şiir Antoloji - Ankara

2014 Kanatlı Harfler çeviri kitabı (şiir) Azerbaycan

2015 Nevruz Çiçekleri - Kerkük

2018 Çınar ve Kuşlar  (Çocuk) - İstanbul

2022 Bir Umuttu Yaşamak (Roman) - Ankara

2024 Ant Olsun (Roman) - İstanbul

2025 Cumba Öykü Seçkisi - Ankara

2026 Yağmur Düşleri (şiir) - İstanbul

Rüzgâr Fısıldıyor (Öykü) - İstanbul

 İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT


20 Nisan 2026

"Hayat Seli" Şiirleriyle Okurla Buluştu


Kültürpark, bu hafta sonu İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı ile kitapseverlerin akınına uğradı.

Yoğun ilgi gören fuar, yaklaşık 200 katılımcı yayınevi, sahaf, eğitim ve kültür kurumu ile sivil toplum kuruluşunu bir araya getiriyor. Fuar kapsamında 400’e yakın yazar, şair, gazeteci ve akademisyen de okurlarla buluşmaya devam ediyor.

Fuarda, insana ait duyguların ve düşüncelerin şiirlerde ruh bulduğunu ifade eden Emekli Polis Şair Aydan Özer Erdurak, "Sanki kalbimin derinlikleri kalemimde dile gelmiş de yıllar yılı içimden geçirip söyleyemediklerimi, hissettiğim duygularımı, gönlümün en ince sırlarını kağıtlara döküyorum," sözleriyle, şiirin kendisi için önemini vurguladı. "Biz sözünü ve özünü şiirlerle ifade etmeyi çok iyi bilen bir geleneğin torunlarıyız," diyerek bu geleneğe olan bağlılığını dile getirdi.

Gençlik yıllarında şiir yazdığını ancak iş hayatının getirdiği yoğunluk nedeniyle ara verdiğini belirten Emekli Polis Şair Aydan Özer Erdurak, emeklilik sonrası şiir yazma aşkını yeniden aşılayan eski müdürü Şevki Dinçal'a teşekkürlerini sundu. Bu yeni dönemde şair Yalçın Benlican, Dr. Eyüp Göksu ve Kültür Bakanlığı Korosu sanatçısı Bestekar şair Engin Çır'dan büyük destek gördüğünü ifade etti. Daha sonra şair ve bestekar Erol Eryılmaz ve Mustafa Dalçam ile tanıştığını da ekledi.


Müzik hayatına da değinen yazar, ilk olarak TÜLOV korosu ile başladığı bu serüvene Mustafa Dalçam korosu ve polis arkadaşı Ramazan Akça'nın kurduğu Gökkuşağı Dostlar Korosu ile devam ettiğini belirtti. Solo ve koro olarak birçok şarkı seslendirme fırsatı bulduğunu aktardı.

Şair Aydan Özer Erdurak, fuarda "Hayat Seli" isimli kitabını da imzaladı. Kitabına adını veren "Hayat Seli" şiiri, okurlardan tam not aldı:

Hayat Seli

Dalgın dolaşıyorken kimsesiz sokaklarda

Son ışıklar sönerken senden çok uzaklarda

Kaplamıştı gönlümü, yalnızlığımın gamı

Hüzünlendim ben yine, bu ilkbahar akşamı.

Bir yara var kalbimde, sızlıyor derin, derin

Yıpratıyor ruhumu, kaplayan bu kederin

Kıvranıyor gönlümde, bu sevdanın büyüsü


Hayalini kurduğum, bir yuvanın öyküsü.

Yaşıyordum içimde böyle kendi başıma

Kavuştum sanıyordum hayat arkadaşıma

Henüz açmış laleler, güller artık kül oldu

Gökyüzünde mehtabın parlayan yüzü soldu.

Bundan böyle elveda, aşklara ve sevgiye

Ağlıyorken kapıldım bu hayatın seline,

Ağlıyorken düşündüm, hayat bu muydu diye.

 

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

19 Nisan 2026

6 Ülkeden 13 Sanatçı İzmir’de Buluştu


İzmir’in tarihi kalbi Kemeraltı, uluslararası bir sanat şölenine ev sahipliği yaptı.

Eskiiz Art Gallery bünyesinde düzenlenen "Meeting in Kemeraltı" çalıştayı, görkemli bir sergi açılışıyla taçlanırken; burada üretilen eserlerin dünya turnesine çıkacağı müjdelendi.

İZMİR – Ege Bölgesi Görsel ve Plastik Sanatlar Derneği (EGESDER) ve MİES Global iş birliğiyle, Eskiiz International Art Platform öncülüğünde düzenlenen “Meeting in Kemeraltı” Uluslararası Resim Çalıştayı başarıyla tamamlandı. 17-25 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşen etkinlik, İzmir’in tarihi ve kültürel mirasını dünya sanatıyla buluşturdu.

Altı Ülke, Tek Ortak Dil: Sanat

Çalıştaya Bosna Hersek, Güney Kore, Meksika, Romanya, Ukrayna ve Türkiye’den katılan 13 usta sanatçı, dokuz gün boyunca Eskiiz Sanat Galerisi’nde üretim yaptı. Sanatçılar, İzmir’in tarihi dokusunu yerinde soluyarak; Agora Ören Yeri, Efes Antik Kenti, Meryem Ana Evi, Tekel Sanat Fabrikası ve Şirince gibi rotalardan aldıkları ilhamı tuvallerine yansıttı.

Dev Destek Ağı

Yaklaşık 20 kişilik ekibe İzmir’in yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşları ve esnafı tam destek verdi. Konak Mahallesi Muhtarlığı'ndan Kemeraltı Esnaf Derneği'ne, Hilton Garden Inn’den Ayşa Boşnak Börekçisi’ne kadar uzanan geniş sponsor yelpazesi, İzmir’in kültürel organizasyonlardaki birleştirici gücünü bir kez daha kanıtladı.


Eserler Dünya Yolcusu

24 Nisan Cuma günü saat 18:00’de gerçekleşen sergi ve gala yemeği, sanatseverleri bir araya getirdi. Sergi açılışında konuşan Proje Direktörü Serdar Yörük, bir yıllık yoğun bir emeğin sonucunu aldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Sanatçılarımızın burada ürettiği eserler sadece İzmir ile sınırlı kalmayacak. İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Urla duraklarının ardından, bu eserleri uluslararası bir turne ile yurt dışındaki sanatseverlerin beğenisine sunacağız."

İkinci Çalıştay İçin Hazırlıklar Başladı

Sanatçıların 25 Nisan’da uğurlanmasıyla sona eren organizasyonun ardından, ikinci çalıştay için kollar şimdiden sıvandı. Eskiiz Sanat Galerisi’nde açılan özel grup sergisi, iki hafta boyunca ziyaret edilebilecek.

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

18 Nisan 2026

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde İbrahim Alimoğlu ikinci kez başkan seçildi


Ege Maden İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda İbrahim Alimoğlu güven tazeleyerek ikinci kez Başkan seçildi. İbrahim Alimoğlu, Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracatını 2026 yılında 1,5 milyar dolara, 2030 yılında da 2 milyar dolara çıkarma hedefiyle yeni döneme giriş yaptı.

İbrahim Alimoğlu’nun listesinde; Yönetim ve Denetim Kurulu’nda 6 isim yeni dönemde de listede yerini korurken, YK ve DK’da 8 isim değişmiş oldu.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin Divan Başkanlığı yaptığı Genel kurulda konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, ilk dönemlerinde önemli adımlar attıklarını ve pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

Göreve geldiklerinde 1 milyar 80 milyon dolar olan ihracat rakamlarını, tüm zorluklara rağmen 1 milyar 380 milyon dolara taşımanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Alimoğlu, “Madencilik sektörümüz, diğer sektörlere verdiği hammadde ve güç desteğiyle Türk ekonomisine tam 60 milyar dolarlık bir katma değer sağlıyor. Bizler, bu devasa çarkın en stratejik parçasıyız. Dönemimiz boyunca "basılmadık yer, çalınmadık kapı bırakmama" düsturuyla hareket ettik: Kazakistan’dan Meksika’ya, Kenya’dan Amerika’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’den İngiltere’ye, Suudi Arabistan’a kadar çok sayıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenledik. Güney Kore’ye ilk kez Türkiye Milli Katılımı’nı gerçekleştirdik. Xiamen Uluslararası Taş Fuarı’na bu yıl 14’üncü kez milli katılım organizasyonu düzenledik” diye konuştu.

EGEBİM ile dijital dönüşümü başlattık

Turkish Stones Turquality Projesi’yle onlarca ülkede dünyanın en seçkin etkinliklerinde Türk doğal taşını en üst seviyede temsil ettiklerine vurgu yapan Başkan Alimoğlu, şöyle devam etti; “Geçen yıl, Denizli Laodikya’nın büyüleyici atmosferinde gerçekleştirdiğimiz Amorf Doğal Taş Tasarım Yarışması ile sektörü sanatla buluşturduk. EGEBİM platformunu kurarak dijital dönüşümü başlattık; artık mimarlar ve tasarımcılar taşlarımızı dijital dünyada tek tıkla keşfedebiliyor. Elde ettiğimiz bu tecrübe, bizim en büyük sermayemizdir.”

Yeni dönemle ilgili hedeflerini de paylaşan Alimoğlu, “2026 yılında ihracat hedefimiz 1,5 milyar dolar; ancak asıl vizyonumuz 2030 yılında bu bayrağı devrederken 2 milyar dolar barajını aşmış bir birlik bırakmaktır. Önümüzdeki dönemde Rusya, Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan odaklı ticaret heyetlerimizle yeni pazarlara çıkarma yapacağız. 2025 yılında başlattığımız Sürdürülebilirlik Odaklı URGE Projesi ile yeşil dönüşüme öncülük edecek, 2026’da 6. Kez düzenleyeceğimiz Amorf yarışmamızla yine ilham vereceğiz. Yasal düzenlemelerin önümüzü açması için kamu temsilcileriyle kurduğumuz diyaloğu daha da güçlendireceğiz. Sektörümüzün imajını yükseltmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Biz sadece taş ihraç etmiyoruz; biz bu toprakların bereketini, emeğini ve estetiğini dünyaya sunuyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Ege Maden İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programının kabulünün ardından seçimlere geçildi.

Tek listeyle gidilen seçimlerde İbrahim Alimoğlu 42 oyla ikinci kez Başkan seçilirken Yönetim Kurulu’nda “Faik Tokatlıoğlu, İbrahim Altınpınar, Reyhan Sezgin, Rıfat Özdilek, Mehmet Şen, Akın Yeşilkaya, Mehmet Serter, Onur Demir, Leyla Türk ve Mehmet Tuncer” yer aldı.

Denetim Kurulu; “Ekrem Demirel, Zafer Soybaş ve Soner Ozan”dan oluşurken, TİM Genel Kurulu Asil Delegeleri, “Yakup Burak Ürper, İrfan Çelikten, Oben İnceler, Remzi Boncuk ve Togan Akkoç” olarak belirlendi.

Afyonlu ihracatçılar listeye ağırlığını koydu

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve TİM Delege Listesi’ne Afyonlu ihracatçılar 9 ihracatçıyla ağırlığını koydu. İzmir’den 5, Manisa’dan 2, Denizli, Aydın ve Balıkesir’den 1’er ihracatçı yer aldı.

İbrahim Alimoğlu kimdir?

3 Şubat 1956 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya gelen İbrahim Alimoğlu; dedesi, amcası, babası ve kardeşleriyle birlikte büyük bir ailenin içinde büyüdü.

İlk, orta ve lise öğrenimini Afyonkarahisar’da tamamlayarak 1979 yılında Afyonkarahisar Eğitim Enstitüsü’nden Sınıf Öğretmeni olarak mezun oldu.

Çocukluğundan itibaren mermer tozunun içinde büyüyen İbrahim ALİMOĞLU, 1980 yılında evlendi ve 4 çocuğu oldu. Vatanî görevini 1981 yılında Balıkesir Çayırhisar’da kısa dönem ordonat olarak tamamladı.

Doğduğu günden bu yana dedesinin kurduğu mermer fabrikalarının gelişmesi, büyümesi ve dünya pazarlarında yer alması konusunda olağanüstü çabalarla bugünlere ulaşmış, dünyanın dört bir tarafına, ülkemizin Denizli, Burdur, Afyonkarahisar yöresindeki en güzel mermerlerini ihraç ederek ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etmektedir.

Mermer satışıyla ilgili olarak dünyanın birçok ülkesine seyahat etme fırsatı bulan ALİMOĞLU, 2009 yılında gittiği Endonezya’da su altı zenginlikleriyle tanışmış ve birtakım incelemeler sonunda fabrikasında oluşturduğu akvaryumuyla başlayan hobisi, deniz fosilleriyle birlikte evlerde kullanılan her türlü eşyayı toplama gayretine dönüşmüştür. Yıllar önce başlattığı hobileri ile bugün çok zengin bir koleksiyona sahip etnografikmüze niteliğindeki bu eserler çoğunlukla evlerimizde kullandığımız etnografik değere sahip eşyalardan oluşmaktadır.

İbrahim ALİMOĞLU, Afyon Kocatepe Üniversitesi İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi bünyesinde 500'den fazla müzik enstrümanını sergiliyor.

İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi, İzmir Efes, İstanbul Hilton, Bursa Kervansaray otelleri Alimoğlu Ailesinin mermer işlerini yaptığı projeler arasında yer alıyor.

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde 2008 yılından itibaren Yönetim Kurulu Üyesi, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görevlerde bulunan İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. İbrahim Alimoğlu halen TİM Sektörler Konseyi Üyeliği görevini de sürdürüyor.

2019 yılında TÜMMER Başkanlığına seçilen İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında EMİB Başkanlığına aday olunca TÜMMER Başkanlığı görevini bırakmıştı.

İbrahim Alimoğlu, 13 Nisan 2026 tarihinde Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanlığına ikinci kez seçildi.

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

 

 

17 Nisan 2026

Şenay Düdek fotoğraf sergisi açıldı


Meslekte 50. yılını tamamlayan İzmirli gazeteci Şenay Düdek’in ”Hayat Andan İbaret!” Fotoğraf Sergisi 17 Nisan Cuma günü düzenlenen törenle açıldı.

Küratörlüğünü İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi Usta Gazeteci Esat Erçetingöz’ün yaptığı serginin açılışına İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Oğlu Kerem Sancak, UCİM Başkanı Saadet Özkan, Fotoğrafçı Erol Atar ve çok sayıda davetli katıldı.

Meslekte profesyonel olarak 50. yılını tamamladığını söyleyen Şenay Düdek yaptığı açılış konuşmasında UCİM'e destek çağrısıyla da dikkat çekti.

“Ülkemizin geleceği olan çocuklarımız ve gençlerimiz için; büyük mücadele veren; gözü kara harika insanların olduğu, Hayranlık duyacağınız Saadet (Özkan) Öğretmenimin kurduğu UCİM için sizlerden talebim var; az çok demeyin bağış yapın. İzmir’im, dostlarım, sağduyulu iş adamlarımız gösterin büyüklüğünüzü" diye seslenen Şenay Düdek, sergiyi çok yakında İstanbul'a taşıyacağım açıkladı.

İGC Başkanı Dilek Gappi'de konuşmasında serginin Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği'ne destek için düzenlenmesinin çok anlamlı ve değerli olduğunu söyledi.


UCİM Başkanı Saadet Özkan ise konuşmasında çocukların istismar edilmelerine asla göz yummayacaklarını belirterek, "Gerekirse tüm Türkiye’de kapı kapı dolaşıp bu mücadelemizi anlatacağız" dedi.

Kültür Sanat Fabrikası Müdür Yardımcısı Elif Erginer açılış töreninde Şenay Düdek ve Esat Erçetingöz'e birer teşekkür beratı vererek onurlandırdı.

Sergi İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nda 17-25 Nisan tarihleri arasında açık olacak. Şenay Düdek bu tarihlerde 16.00-17.30 saatleri arasında sanatseverlerle sohbet için orada olacak.

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

16 Nisan 2026

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel İzmir’de basın mensuplarıyla buluştu


İzmir’de gerçekleştirilen buluşmada, Osman Ertürk Özel ile GİK Üyesi Av. Ali Topçu ve İl Başkanı Av. Ülkü Doğan birlikte değerlendirmelerde bulundu. Programda ülke genelindeki gelişmeler ile İzmir’e ilişkin konular masaya yatırıldı.

İzmir hakkında değerlendirmelerde bulunan Özel, “İzmir, hak ettiği kıymeti ve değeri hiçbir zaman bulamamış, hem yerel hem de genel hükümetler tarafından yeterince iyi yönetilememiş. İki kutbun savaşı arasında bir pozisyon kalesi olarak konumlanmış, hak ettiği hizmeti ne insani ne de kent olarak görememiş bir şehir. Bu durum İzmir’e çok daha sık gelip gideceğimizi, İzmir’e daha çok mesai harcayacağımız anlamına geliyor” dedi.

İzmir’in sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulunan İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, “İzmir’in meseleleri çok bariz. İzmir birçok sayısal değer bakımından memleketimizin önünde. Milli gelir açısından öne çıkıyor. İzmir bir orta direk. Daha çok orta gelir şehri. İzmir biraz da, daha iyisini arzu eden insanların şehri olduğu için mutsuz. İzmir nitelikli üretimin merkezi değil. Bir liman şehriyken maalesef merkez değil. İzmir sorunlu yapı stoku meselesini aşamadı. Yapı stoku eskimiş bir deprem bölgesi. Trafik, ulaşım ve kentsel altyapı noktasında eksikleri bulunan bir şehir. İzmir’de enflasyon rakamların üzerinde hissediliyor. Konut maliyetlerinden kaynaklı olarak barınma maliyeti yükseliyor. Bunlar insanın en temel ihtiyacı. İzmir yaşadığı enflasyonu kendi vatandaşına olduğundan daha fazla hissettiriyor. Ticarette her ne kadar öne çıksa da yılda 2 bin şirket kapanıyor. İzmir maalesef hak ettiği değeri hiçbir zaman bulamadı. Yerel ve genel hükümetlerce yeterince iyi yönetilememiş. İki kutbun savaşı arasında pozisyon kutbu olmuş ve hak ettiğini hiçbir zaman görememiş bir şehir. Bizler İzmir’de daha fazla mesai yapacağız. İzmir’e özgü sorunları, İzmir’e özgü çözümlerle katkı sunacağız” dedi.


Meslek Fabrikası direnişine destek vermeye devam edeceklerini dile getiren İYİ Partili Özel, “İzmir’de muhalif belediyelere yönelik birden fazla girişimde bulunuldu. Selçuk’ta Meryem Ana Otoparkı, Efes’in girişi ile alakalı. Bunlar hukuki altyapısı olan işler. Ancak baktığımızda belediyenin gelir kalemlerinden biri. Kör göze parmak misali yapmak vatandaşı zora sokmaktan başka bir şeye yaramıyor. Meslek Fabrikası’nda bizim temel motivasyonumuz iktidarın yarattığı baskıların karşısında durmak” ifadelerine yer verdi.

Geçtiğimiz günlerde önce Şanlıurfa ardından da Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına yönelik değerlendirmede bulunan Özel, “Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde önce Urfa sonra da Maraş’ta iki elim hadise yaşandı. Bunlar hiçbirimizin içerisinde yaşadığımız Türkiye’de görmediğimiz hadiseler. Türkiye bir cinnet haline düşmüş diyebiliriz. Devlet dediğimiz şey iki temele dayanır. Emniyet ve adalet. Devlet emniyet ve adaleti tesis edebildiği ölçüde liyakatli kurumsal ve huzurla yaşanabilen bir devlet olabilir. Türkiye Cumhuriyeti ilk defa hem adalet hem de emniyet konusunda zafiyet gösteriyor denebilir. 143 ülke içerisinde 118. olan bir ülkede yaşıyoruz.” dedi.

Türkiye adalet endeksine göre iflas etmiş bir ülke

İYİ Parti Genel Sekreteri Özel, “Türkiye anayasaya göre bir hukuk devleti. Türkiye’de savcılar soruşturmalarını kanunlara göre yapıyor, iddianameler kanunlara göre hazırlanıyor mahkemeler de kanunlara göre karar veriyor. Ama nedense bizde bu düzenin hakkaniyete dayanarak işlediğine dair bir algı oturmuyor. Belki kanunlar nizamlar var ama Türkiye, her birimiz biliyoruz ki iktidara yakın olanlar ve iktidara yakın olmayan sıradan vatandaşlar açısından aynı ülke değil. Bunların biri için cezaevi ve zindanlar, diğerleri için en ufak bir gözaltı kararı bile yok. Türkiye maalesef adalet endeksine göre iflas etmiş bir ülke diyebiliriz. Adalet mülkün temelidir darken o mülkün devlet olduğunu biliyoruz ama içerisinde yaşadığımız ülkede maalesef adil toplum anlayışına ulaşamıyoruz.” şeklinde konuştu.

Ülke genelinde yaşanan ciddi emniyet zafiyetlerine dikkat çeken Özel, “Yeni nesil çetelerle, çocuk çeteleriyle karşı karşıyayız. Muhtemelen bu çocukların hiçbir çete ve örgütle bağlantısı çıkmayacak. Fotoğraflarına baksanız en ufak şüphelenmeyeceğiniz insanlar. Kendi evlerinde bambaşka bir psikolojide yaşıyorlar. Bu çocuklar neticede eğitim hayatının içinde ve kendi okullarında bu saldırıyı gerçekleştiriyorlar. Mevcut Miili Eğitim Bakanı’nın döneminde okullarda ölen kişi 37. Ve siz hala pişkin pişkin açıklamalar yaptığınız siyaset aklıyla görevinizi sürdürüyorsunuz. O oraya kendi gelmedi kendi de kalkamaz. Eğer istifa etse belki bir gelenek oluşturur. Aslında son derece medeni bir müessese oluşur.” ifadelerini kullandı.


Atatürk’ün çok bilinmeyen bir sözüne atıfta bulunan Özel, “Az önce bir kelime kullandım dedim ki liyakat. Atatürk’ün çok bilinmeyen bir sözü var. Ben hayatta yalnızca liyakate aşığım. Liyakat meselesi ülkemizde yalnızca adalet ve emniyet alanında değil son yıllarda içerisinde bulunduğumuz ekonomik kriz noktasında da bizleri daraltıyor. 2002 seçimleri öncesinde Türkiye’de 2001 krizi vardı. Bu iktidar o krizi hala tarihin en büyük krizi olarak anlatıyor ve biz düzelttik diye hala anlatıyor. Ama biz şunu biliyoruz 33 aydır bir dezenflasyon yönetimi söz konusu. Enflasyon düştüğünde biz etiketlerin düşmeyeceğini biliyoruz. Ama ne kadar başarılılar ona bakalım. 33 ayda 30 puan enflasyon düşürülmüş 2001 krizinde. Bugün bu oran yüzde 6,7 onların rakamlarına göre. Beğenmedikleri eski Türkiye’nin 33 ayda yaptığı da yüzde 30. Rakamlar yalan söylemez.”

İzmir hak ettiği değeri göremiyor!

İzmir’in birçok sayısal değerde Türkiye’nin önünde olduğunu ifade eden Özel, “İzmir’in meseleleri çok bariz. Birçok sayısal değer bakımından memleketimizin önünde. Bir orta direk şehri İzmir. İzmir’in orta gelir şehri olduğunu görüyoruz. Bir yandan da ülkemizde son 10 senede en çok geriletenlerin de orta direk olduğunu bildiğimiz için bu açıdan İzmir mutsuz. İyi üretim rakamlarına göre nitelikli bir üretim merkezi değil. İzmir kendi sorunlu yapı stoku meselesini aşabilmiş değil. Yapı stoku eskimiş ve bir deprem bölgesi. Bu riski her zaman taşıyor olacak. Trafik ulaşım ve kentsel altyapı konusunda da birçok eksiği bulunan ve acil eylem planı gerektiren bir şehir. Konut maliyetlerinde ciddi bir artış olmasıyla İzmir’de enflasyon rakamların üzerinde yaşanıyor ve hissediyor, diye konuştu.

 İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT

 

15 Nisan 2026

Başkan Mutlu Konak’taki iki yılını değerlendirdi


Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, iki yıllık hizmet dönemini değerlendirdiği basın toplantısında, “Konak’ta başkanlık yapmak benim için çok gurur verici. Sosyal desteklerle her bir Konaklıya dokunmaya çalıştığımız iki yıl geçirdik. Ben Konak’ta bir fark yaratmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunun için göreve geldik. Kahraman belediye başkanlığına hiçbir zaman inanmadım, bu bir ekip çalışması. Artık her şey söylendi şimdi yapma zamanı” dedi.

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Konak’taki iki yıllık görev süresini ulusal ve yerel basın temsilcilerinin yer aldığı bir basın toplantısıyla değerlendirdi. Sosyal belediyecilik uygulamalarının şeffaflıkla aktarıldığı toplantıya CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Selami Ergül, CHP Konak İlçe Başkanı Serkan Kalmaz, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, ulusal ve yerel basın temsilcileri katıldı. İki yıllık hizmet dökümünü görsel bir bütünlük içinde anlatan kısa film gösterimiyle başlayan toplantıda Başkan Mutlu, iki yıldır Konak Belediyesi’nin gerçekleştirdiği hizmetleri değerlendirdi ve basın mensuplarının sorularını içtenlikle yanıtladı. Başkan Mutlu, sunduğu hizmet dökümünde, Sosyal Belediyecilik ve Dayanışma, Kentsel Dönüşüm ve Altyapı, Kültür, Sanat ve Tarih, Kadın, Çocuk ve Gençlik Projeleri, Dijitalleşme ve Ödüller ile Yakında Tamamlanacak Projeler konularına değindi. Bu kapsamda 8 farklı noktada hizmete açılan Mutluluk Kahveleri, Gıda ve Giysi Desteği, Sosyal Yardımlar, Alt ve Üstyapı Çalışmaları, Temizlik, Restorasyon, Kurum Kimliği, Kültür Sanat, Kadın, Çocuk ve Gençlik Projeleri, İstihdam, Dijitalleşme ve yakın gelecekte hayata geçecek projelerle ilgili başlıklar öne çıktı. Başkan Mutlu, “Seçim broşüründe başlığım ‘Mazereti Olmayan Kent Konak’tı. Her türlü zorluğun içinde, hiçbir mazeret üretmeden çalışmalarımızı yapmaya ve Konak’ı değiştirmeye, dönüştürmeye kararlı yola çıktık ve bu kararlılığımıza devam ediyoruz” sözleriyle iki yılın ardından Konak için çalışmaya kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.

“Her bir Konaklıya dokunmaya çalıştığımız iki yıl geçirdik”

Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu, göreve gelir gelmez peş peşe açılışlar yaptıklarını ve sosyal belediyeciliği ön plana aldıklarını ifade ederek şunları söyledi: “İlk geldiğimizde peş peşe açılışlarımızı yaptık. Psikososyal Destek Merkezimizi, İstihdam Ofisimizi, Narin Parkımızı açtık. Dayanışmayla büyüyen bir Konak hedefledik. Kuşkusuz, öncelik temel belediyecilik hizmetleri. Temel belediyecilik hizmetlerini sosyal destek ve yardımlarla taçlandırmak amacımız. Ama ülkemizde inanılmaz bir derin yoksulluk var. Kent yoksulluğu hiç olmadığı kadar yüksek oranlara çıkmış durumda. Konak’ı da biliyorsunuz, çok uçlarda bir ilçe. En varsılıyla en yoksulunun, en eğitimlisiyle okuma yazması olmayanların iç içe, yan yana, bir sokak arayla yaşadığı bir ilçe. Dolayısıyla sosyal destekler bizim olmazsa olmazımız. Mutluluk Kahvelerimiz artık markalaştı diyebiliriz. Kendi yaşamımızdan da pay biçerek etrafımızdaki emekli olan komşularımızın, aile fertlerimizin gününü geçirecekleri yer eksikliğini gördüğümüzde böyle bir şeyi açma fikri doğmuştu ve şu an sekiz noktada, gittiğimizde oturacak yer bulamadığımız Mutluluk Kahvelerimiz hizmette. Giysi Marketlerimizde bebekten gelinliğe, damatlığa, sünnet kıyafetine kadar Konak’ta herkesin, her an yanındayız. İstiyoruz ki kimse kendisini yokluk içerisinde hissetmesin. Gıda desteklerimiz, Ramazan’da iftar desteklerimiz, sokaklarda sıcak çorba dağıtımımız, ikinci el eşya hattımız, hijyen malzemesi desteğimiz gibi sosyal yardımlarla her bir Konaklıya dokunmaya çalıştığımız iki yıl geçirdik.”

“Kentsel dönüşüm çalışmalarında neredeyse ilk kazmayı vurabilir hale getirdik”

Konuşmasını kentsel dönüşüm çalışmalarını anlatarak sürdüren Başkan Mutlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle birlikte yürütülen mikro bölgeleme ve benzeri çalışmalar hakkında da bilgi verdi ve sözlerine şöyle devam etti: “Konak’ta hala doğal gazı olmayan, kömür sobası yanan mahalleler var. Geldiğimizde en büyük projelerimizden biri buydu. İzmirGaz’la birlikte yürüttüğümüz çalışmayla çok büyük oranda, Konak’taki sokaklar doğal gaza kavuştu. Dirençli bir Konak hedefiyle yola çıkmıştık. Deprem kenti Konak, pek çok afete, su baskınına maruz kalan Konak, bunlardan kurtulabilmesi için de her türlü afete dirençli hale getirilmesi gereken bir Konak var. Dün Büyükşehir Belediye Meclisi’nde geçti, Konak ilçesinde Büyükşehir mikro bölgeleme çalışmasına çok yakında başlıyor. Bir yandan zemin etütleriyle bundan sonraki yapılaşmanın nasıl olacağının yol haritasını çizen bir mikro bölgeleme çalışması var. Bir yandan bizim yürüttüğümüz kentsel dönüşüm çalışmalarımız var. Geldiğimizde Konak’ın 660 hektarlık alanının tamamının kentsel dönüşüm planları yapılmıştı. Biz bu planlarda hiçbir değişiklik yapmadık. Bu planların uygulama imar planlarını çok hızlı bir şekilde yapıyoruz. 18 uygulamalarıyla artık Konak’ta herkesin imar durumu alıp inşaata başlayabileceği bir hale getirmeye çalışıyoruz. Kentsel dönüşüm çalışmalarında neredeyse ilk kazmayı vurabilir hale getirdik. Bir yandan yatırımcılarla görüşmelerimiz devam ediyor, Ticaret Odasındaki meslek gruplarına sunumlarımızı yapıyoruz, TOKİ müteahhitleri dahil herkese ‘Gelin, Konak’ta yatırım yapın’ diyoruz. Burada da karşılaştığımız en büyük zorluk, yine, ülkenin özellikle de içinde bulunduğu, ekonomik sıkıntılar. Ama inşaat sektöründeki bu sıkıntılara rağmen bizim Konak Belediyesi yeni hizmet binamızın çalışmaları sürüyor, bu senenin sonunda yeni binamızda hizmet vermeye başlayacağız.”

Metruk bina yıkımında rekor sayı

Başkan Mutlu, kentsel dönüşüm çalışmaları içinde metruk bina yıkımıyla ilgili de önemli bilgiler verdi. Konak Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarıyla yaklaşık 700 metruk binanın yıkıldığını belirten Başkan Mutlu, “Konak, kaçak yapılaşmış bir konut stokuna sahip. Yıllarca göz yumulan, hep karşı çıktığımız imar aflarıyla meşruluk kazanmış binalara sahip ve bunların bir kısmı da ekonomik ömrünü doldurduğu için artık içinde hiç kimsenin yaşamadığı, terk edilmiş binalar. Biz şu ana kadar bu metruk binalardan 400 tanesini yıktık. Yaklaşık 300 tanesini Büyükşehir Belediyesi yıktı. Hala yıkılacak binlerce metruk binamız var. Onların yıkılması ve temizlenmesi devam ediyor. Bunu en rahat görebildiğiniz alan Yeşildere’de. Gültepe, Ferahlı, Tepecik ve diğer mahallelerde yıkımlar devam ediyor” dedi.


Park yapılamayan mahalleler için okul bahçelerini düzenleme formülü

Konak’taki yapılaşma nedeniyle park alanı bulunmayan mahallelerde okul bahçelerinde oyun ve park alanı oluşturma yoluyla çözüm ürettiklerine dikkat çeken Başkan Mutlu, “Okullarda yenileme çalışmaları yapıyoruz. Aslında ağırlıklı olarak Milli Eğitim Müdürlüğünü görevi ama biz de özellikle ‘Nerelere park yapabiliriz’ diye planları önümüze açtığımızda bazı sokaklarda kentsel dönüşüm tamamlanmadan çocuk parkı yapacak alanımızın olmadığını gördük. Buralarda ne yapabiliriz, dedik ve hızlıca Milli Eğitim Müdürlüğüyle görüşüp okul bahçelerini parka dönüştürme yolunu seçtik. Birçok yerde okul bahçelerinde park ve spor alanları yaratarak oradaki çocuklarımıza ulaştık. Arama Kurtarma Timimiz var. Bir mimar olarak yıllarca savunduğum görüş, kimsenin burnu kanamadan afetlerden çıkılmasının sağlanması; arama kurtarmaya da ihtiyaç olmadan bir afeti atlatabilmek. Ama maalesef ülke gerçeğimiz öyle olmadığı için bir yandan arama kurtarma çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“Gelişmiş atık yönetimini Konak’ta hayata geçirmeye çalışıyoruz”

Temizlik ve atık yönetimi çalışmalarını da detaylandıran Başkan Mutlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle moloz döküm alanlarıyla ilgili bir çalışma yaptıklarını aktardı ve konuşmasına şu cümlelerle devam etti: “Eskimiş bir araç filomuz var. Şu ana kadar 13 çöp aracımız, 2 çöp taksimiz ve 5 tane elektrikli süpürgemiz hayata geçti; daha da artacak. Bu dönem, kentin en önemli sorunlarından biri, temizlik. Her sabah uyandığımızda konteynerin yanında ya da bir köşe başında bir koltuk takımıyla, yatakla, döşekle karşılaşıyoruz. Bu sadece bir temizlik problemi değil sosyolojik sorun da. Buna neden olanların başında hurdacıların olduğunu düşünerek mücadele ediyoruz. Ruhsatsız hurdacıları kapatıyoruz. Emniyet Müdürlüğüyle iş birliği içerisindeyiz, adliyeden destek istiyoruz. Ama bozulan ekonomide iş kolu gibi görünen hurdacılık şu an bütün kentin estetiğini, hijyenini, temizliğini alt üst ediyor. Temizlik projesinde kadınların görünür olmasını istedik ve ne işte ne eğitimde olan, lise mezunu, 25 yaş altı genç kadınları süpürgeci olarak istihdam ettik. Gerçekten hem kentte bir moral oldu. Sabah işe giderken yolda, genç, eğitimli kadınların çalıştığını görmek herkese bunun onurlu, gururlu bir iş olduğunu hatırlattı ve kadın emeğini görünür kıldı. Çöp konteynerlerimizi sık sık değiştiriyoruz. Gelişmiş atık yönetimini Konak’ta hayata geçirmeye çalışıyoruz. 2026 yılına yakışan bir atık yönetim planını gerçekleştirmek için çalışıyoruz.”

“Konak’ta başkanlık yapmak benim için çok gurur verici”

Başkan Mutlu, Konak’ın tarihini günümüzle buluşturan çalışmaları ise şöyle aktardı: “Konak’ta başkanlık yapmak benim için çok gurur verici. Çünkü öyle bir ilçe ki Agora, Kadifekale, Kemeraltı burada. Filmlere konu olan Kordon’da gün batımı burada. Her bir köşesi insana iyi ki Konak’ta yaşıyorum, dedirten mekanlar. Bu geçmiş, bu tarihi öne çıkarmak, kentliyle buluşturmak istedik. Kültürel Miras Müdürlüğümüz kurduk. Bu kapsamda 300 yıllık bir hamamı sanat galerisine dönüştürdük. Basmane’de kömür deposu olarak kullanılıyordu. Şimdi, çok yoğun ziyaret ediliyor; Kıllıoğlu Hamamı. Hem çağdaş bir restorasyon örneği oldu. Hem içinde sergilenen modern sanat eserleriyle eski bir mekanın dönüşümü nasıl olur, nasıl modern bir fonksiyona kavuşur ona örnek oldu. Kültürel Miras Koruma Müdürlüğümüzle sürekli Konak gezileri düzenliyoruz. Farklı rotalar oluşturduk ve dijitale yükledik. İzmir’de yaşayan ya da yaşamayan herkese Konak’ın tarihi ve kültürel zenginliklerini tanıtmak istiyoruz. Şu ana kadar 100 ayrı gezi yaptık. Kültürel mirasımızı İtalya’da katıldığımız fuarla dünyaya tanıttık.”

“Bir mimar olarak isteğim sokakların bir tasarım dili olması”

Konak’ın sokaklarının Akdeniz kültürüyle ve İzmir geleneğiyle bağdaşık bir şekilde dizayn edilerek sağlıklı, kullanışlı ve estetik olacağını dile getiren Başkan Mutlu şu ifadeleri kullandı: “Kentsel tasarım rehberi hazırladık. Bir mimar olarak isteğim sokakların bir tasarım dili olmasıydı. Her bir sokağın kaldırımı, ağacı, nasıl düzenleneceği, yol çizgileriyle, bütün çağdaş kentlerdeki gibi bir tasarımı olmalıydı. Biz bunun ilk uygulamasına Alsancak’ta 1474, 1456 Sokaklarda başladık ve bütün Konak için de hazırladık. Kaldırımlarımızı yapıyoruz, ağaçlarımızı dikiyoruz, aydınlanmamızı yapıyoruz. Bu çalışma bittiğinde Kıbrıs Şehitleri ve Talatpaşa Caddeleri arasında kalan, yayaların kolay yürüyemediği bölge ağırlıklı olarak yayalaşmış, kent estetiği açısından başarılı, aydınlık sokaklarına ve hak ettiği değere kavuşacak. Yayalarla ilgili bir başka çalışmamız da sarı çizgi uygulaması. Biz bir Akdeniz şehriyiz. Tabii ki sokakta yiyip içeceğiz. İzmir de sokakta bir hayatı paylaşmak demek. Bunun bir kuralı olmasını istedik. Ben Mimarlar Odasında görevliyken hazırladığımız bir broşür vardı; kaldırımlar yayalarındır, diyen. Bebek arabasıyla, tekerlekli sandalyeyle rahat ulaşım sağlamasını hedefledik. Bunu da bir yönetmelikle belirledik. Hangi işletmenin kaldırıma ne kadar çıkma yapabileceği, hangi iş kolunun dışarıda sergileme yapabileceğini kurallara bağladık. Okul önlerinde de renkli yol uygulaması başlattık. Çocukların okula erişiminde güvenli yürümesini sağlamak için, araç sürücülerinin orada bir okul olduğuna dair dikkatini çeken bir düzenleme yaptık.”

“Sivil toplum kuruluşları ve belediye iş birliğinin çok güzel örneklerini yaşıyoruz”

Başkan Mutlu, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği halinde çalıştıklarını ve özellikle çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanmasında bu iş birliklerinin önemli katkı sağladığını ifade eden Başkan Mutlu çalışmaları şöyle dile getirdi:  “Tüm çalışmalarımızda ortak aklı ön plana alarak meslek odaları, sivil toplum kuruluşlarıyla protokoller imzaladık.   Vakıf ve derneklerle yaptığımız çalışmaları çok önemsiyorum. ÇYDD ile çok güzel işler yapıyoruz. Hem Ballıkuyu hem Beştepeler’de binalarımız neredeyse okula dönüştü. Çocuklara tam gün etüt dersleri veriyoruz. Ballıkuyu’da çocuklarımız İzmir genelinde katıldıkları şiir ve resim yarışmalarında ödüller almaya başladı. Spor seçmelerine katılıyorlar. Sivil toplum kuruluşları ve belediye iş birliğinin çok güzel örneklerini yaşıyoruz.”

“Daha yeşil bir Konak hedefledik”

Başkan Mutlu, daha yeşil bir Konak’ı hedefleyen çalışmaları ise şöyle özetledi: “Daha yeşil bir Konak hedefledik. Ağaçlı sokaklar projemiz devam ediyor. Bulduğumuz her boşlukta ağaç dikiyor, park oluşturuyoruz. Planları açtık, park yapabileceğimiz alanları belirledik. Mevcut dokuda, yapılaşmış bölgelerde bulduğumuz alanlarda Narin Parkı gibi projelerimizi hayata geçirdik. Şehit yüce Sonkurt Parkı’nı yeniledik.  Susuz geçen bir sene oldu ve akıllı sulama sistemine geçtik. Çağdaş bir atık ayrıştırma için BM ile proje yaptık. Elektrikli triportörle ve atık merkezlerimiz geldi. Uluslararası İklim Zirvesi düzenledik. Genç iklim elçilerimiz var.”

Konak’ta istihdam atağı

Konak Personel İstihdam Ofisi’nin 1500 Konaklıyı iş sahibi yaptığının altını çizen Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Ülkede ve Konak’ta en büyük sorunlardan biri istihdam. Seçildikten sonra bütün belediye başkanlarına CV’ler gelir. Belediyelerin istihdam fazlası var. Belediyeler birere istihdam yeri değil, kamunun vergileriyle kamuya hizmet için kurulan kamusal kurumlar. Kurduğumuz istihdam ofisiyle Konak’ta yaşayan yaklaşık 1500 komşumuzu iş sahibi yaptık. Özel sektörle iş arayanları buluşturan, onların iş bulmasını kolaylaştıracak meslek edindirme kurslarıyla kalifiye hale getiren bir sistem kurduk. Her iş kadın işidir, diyerek kadınların CNC operatörlüğü dahil her alanda eğitim almasını sağlayarak sanayi sektöründe de kadın istihdamı yarattık” dedi.

Roman çalışmalarında somut eylem

Başkan Mutlu, Konak’ta yoğun bir Roman nüfusu olduğunu, Roman çalışmalarında eğitim ve meslek edindirme üzerine yoğunlaştıklarını belirtti ve “Roman nüfusumuzun, her alanda işe girebilmesini sağlayan meslek edindirme kurslarıyla geniş bir perspektif sunduk. Ortak akıl toplantılarımızı yaptık. Roman Stratejik Eylem Planı hazırladık ve bütçelendirdik. Hayata geçirilebilecek bir hale getirdik. Roman Koordinasyon Merkezimizi kurduk. Roman Kültür Merkezimiz var Yenişehir’de ve orada Roman çocuklarla bir projeye başladık. Bir 23 Nisan’da farklı mahallelerimizden gelen çocuklarla buluşmuştuk, Yenişehir’den gelen Mert Ali’nin söylediği bir cümle çalışmalarımızın yönünü belirledi. ‘Ben belediye başkanı olsam Roman çocuklarına ayrımcılığı kaldırırdım’ demişti. Mert Ali şimdi 12 yaşında. Konservatuvara gitmek istediğini söyledi bir de. Üç hocamızla birlikte Roman Kültür Merkezi’nde çocuklarımızı yetiştirmeye başladık. Mert Ali konservatuvarın birinci basamağını kazandı, ikinci basamakta maalesef takıldı. Ama bir çocuğumuz Güzel Sanatlar Lisesini kazandı. Adil Kent, Eşit Yurttaşlık, diyerek çıktığımız yolda herkesin Konak Belediyesi olanaklarından eşit yararlandığı ve kendisini öteki hissetmediği, demokratik ve şeffaf bir belediyecilik sergilemeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.


“Kadın emeğini görünür kıldık”

Kadın belediye başkanı olarak kadınlara yönelik çalışmalarda büyük bir önem ve özen hali içinde hareket ettiklerini belirten Başkan Mutlu, “Kadın belediye başkanı olarak kadın kenti Konak için Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı’nı imzaladık. Yerel Eşitlik Eylem Planı çalışmaları yaptık. Toplumsal cinsiyet eşitliğini Konak’ın her alanına nüfuz ettirmek için yürüttüğümüz çalışmalarda özellikle kadınların üzerindeki bakım yükünü biraz olsun alabilmek için Mutlu Çocuklar Oyun Evlerimiz açtık. 300 çocuğumuz hiçbir ücret ödemeden ister yarım ister tam gün, ister saatlik olarak bu hizmetten yararlanıyor. Bugün bir özel kreşte nasıl bir ortam varsa Konak Belediyesi’nin oyun evlerinde aynı olanaklar ve eğitim var. Çocuklarını oyun evlerine bırakan anneler de işe girip çalışmaya başladı. Bir anlamda kadın istihdamını destekleyen de bir proje oldu. Kadın emeğini görünür kılmak için kermeslerimiz devam ediyor. Kadın danışma merkezlerimiz var. Şiddetin en yoğun yaşandığı ilçelerden biri maalesef Konak. Kadınların gelip danışabildiği, şiddete karşı destek alabildiği bir merkez oluşturduk. Kadınları güçlendiren protokoller imzaladık” dedi.

“Binlerce çocuğa ulaştık”

Çocuk ve gençlere yapılan yatırımın aynı zamanda toplumun geleceğine de yatırım olduğunu dile getiren Başkan Mutlu, bu alandaki çalışmaları şu sözlerle aktardı: “Kadınların yanı sıra çocuk ve gençleri de unutmadık. Çocuğa yapılan yatırım aynı zamanda toplumun geleceğine yapılan yatırımdır. Konak’ta kentsel dönüşüm henüz tam anlamıyla hayata geçemediği ve park alanı bulunmadığı için çocuklara ulaşabilmek için sokak oyunları düzenledik. Mutlu Çocuklar Sokağı projesiyle binlerce çocuğa ulaştık. Spor okullarında yeteneklerini keşfettiler. Bağışlarla oluşturduğumuz Cumhuriyet Kütüphanelerini açtık. Toros ve Güzelyalı Kültür Merkezimizdekilerin yanı sıra Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezimizde ve Zeytinlik Semt Merkezimizde de kütüphanelerimiz yapılıyor. Türkan Saylan Kültür Merkezimizin iki katını Gençlik Merkezi olarak gençlerimize ayırdık. Geçtiğimiz hafta da Genel Başkanımızın katılımıyla Ferdi Zeyrek Gençlik merkezimizi açtık. Yeni nesil bir gençlik merkezi; e-spor oyunlarından podcast odalarına, tamamen gençlerin yeni nesil bir merkezden beklediği her şeyle çok keyifli bir mekan oldu.”

“Sokaktan bir yönetim tarzı benimsedik”

Ortak akıl, yerinde yönetim ve katılımcılık vurgusu yapan Başkan Mutlu konuşmasına şöyle devam etti: “Demokrasi, katılımcılıkla yola çıkmıştık, belediyeyi ortak akıl ve şeffaflıkla yöneteceğimizi söylemiştik. 111 mahallemiz var ve tamamında Komşu Buluşmaları düzenledik. Ben yönetici arkadaşlarımla birlikte bütün müdürlüklerimizle bulaşmalara katıldık. Her müdürlüğümüze birer masa açtık. Her vatandaş her birimle bire bir görüşme, sorularını sorma imkanı buldu. Ekibimizle birlikte sürekli sokaklardayız. Muhtarlarımızla birlikte de geziyoruz. Sokağın sesini duymak, oradaki sıkıntıyı ilk elden görmek, hissetmek çok önemli. Sokaktan bir yönetim tarzı benimsedik. Konak İletişim Merkezi’ni (KİM) kurduk. Merkez personelimiz kapı kapı geziyor, talepleri birebir alıp bize iletiyor.”

“112’den sonra en çok hasta nakleden ambulans Konak Belediyesi’nde”

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu sağlık alanında bir ilk imza atarak ücretsiz hizmet veren Ağız ve Diş Sağlığı Kliniğini devreye aldıklarını söyledi ve “Sağlıklı kent Konak, diyerek Sağlık Müdürlüğümüzün çalışmalarını hızlandırdık ve çeşitlendirdik. Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği açtık. Kliniğimizde basit işlemler ücretsiz şekilde hizmet veriyor ve şu ana kadar 1200 Konaklı komşumuz bu hizmetten yararlandı. Hasta Nakil Ambulansımız aktif çalışıyor, 112’den sonra en çok hasta nakleden ambulans Konak Belediyesi’nde. Engelsiz Servisimiz de ücretsiz olarak hizmete devam ediyor. Konak çok sayıda engellinin olduğu bir ilçe Hem Engelsiz Köyümüz var hem de evlerinden çıkamayanlara sağlık danışmanlığı hizmetiyle evlerine giderek ulaşıyoruz. Sağlık testleri için merkezimiz var. Bağımlılıkla mücadele için Tabip Odası ve psikiyatri dernekleriyle çalışma yürütüyoruz. Farkındalık eğitimleri düzenliyoruz. Akülü ve akülü sandalye bağışlarımız devam ediyor.” diyerek çalışmaları aktardı.

Kültür, sanat ve spor çalışmaları hız kesmedi

Başkan Mutlu kültür, sanat ve spor alanındaki çalışmaları anlatarak sürdürdüğü konuşmasında, “Bütçenin azlığına rağmen kültür ve sanat etkinliklerimizi düzenliyoruz. Konak deyince kültür ve sanat akla geliyor. Biz bunu korumaya çalışıyoruz. Kendi olanaklarımızla, kendi personelimizle 354 etkinlikte 124 bin vatandaşa ulaştık. Kendi yerel sanatçılarımızla yol yürüyelim istedik. Darağaç Kolektifiyle bir araya geldik ve genç sanatçıları destekledik. Konak Modern’in bir katını da onlara tahsis ettik. Aynı mahallede hem sanat üretiyor hem sergiliyorlar. Sanatla ilgili kurslarımız da devam ediyor. Açık havada spor etkinliğimiz, modern halı sahalarımız, macera parkımız, farklı dallarda spor kurslarımız, Konak deyince akla gelen kadın futbol takımımız devam ediyor” ifadelerine yer verdi.

“Dijital Konak projemizi hayata geçirdik”

Dijital olanakları Konak Belediyesi’ne entegre ederek iş verimini artırdıklarına da vurgu yapan Başkan Mutlu, şunları söyledi: “Dijital bir dönemdeyiz. Vatandaşların belediyeye gelmeden işlemlerini gerçekleştirebileceği dijital bir sistem kurarak Dijital Konak projemizi hayata geçirdik. Konak mobil uygulaması aktifleşti, özellikle şikayetleri buradan alıyoruz. Ben dahil bürokratlarımız ve personelimiz buradan talepleri takip ediyor. Konak Belediyesi’nde personel devam takip istemi yoktu, kurduk. Personel denetiminin yanı sıra e-imar ve e-ruhsat uygulamasına başladık. Mimarlar Odasında da çok uzun yıllar mücadelesini verdiğim, şeffaflık ve eşitlik anlamında, masasında oturan her mimarın, her mühendisin, her müteahhidin aynı imar durumuna ulaşabildiği bir sistem kurduk. Gelmenize gerek olmadan bir arsa imar durumunu görebiliyorsunuz, ruhsat için kapı kapı gezmenize gerek kalmıyor. Dijital ikiz projesinin ilk adımını Bremen Belediyesi’yle birlikte attık. Bunu sağlıklı yönetebilmek adına Akıllı Şehir Müdürlüğümüz kurduk. Afet veri kurtarma merkezimiz, dokuz ayrı noktada ücretsiz Wİ-Fİ hizmetimiz ve daha aktif kullanılan bir web sitemiz var. Ödüllerle de taçlandırıldığımız bir dönem oldu. Sekiz ayrı ödül aldık iki yılda.”

Yeni projeleri açıkladı

Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu, iki yılın ardından çok yakında pek çok açılış ve temel atmayla hizmete devam edeceklerinin müjdesini verdi ve yeni projeleri şöyle sıraladı: “Çok yakında, açılışlarında sizlerle buluşacağımız projelerimiz var. Bir tanesi Altınpark Arkeopark… Biz projeyi elden geçirerek Koruma Kurulu onayını aldık. İhalesine çıkmak üzereyiz. Altınpark Arkeopark Projesi çok yakında başlayacak. Çakaloğlu Han’ın projeleri yapılmış, ruhsatı alınmıştı. Küçük bir kamulaştırma işlemi vardı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Valilikle görüşmelerimiz sürüyor. Burada, imalata başlamak üzere çok yol kat ettik. Hamdi Dalan Sabun Müzesi’nin 5 Mayıs’ta ihalesi var. Projesi bitti, Valilikten onay aldık ve projenin yüzde 70’i fonundan karşılanacak. Bittiğinden Kemeraltı’nda çok güzel bir müzeye kavuşacağız. 1. Kadriye Mahallesi’nde Taziye Evi projesi ihaleye çıkıyor ve çok yakında onun temel atmasında beraber olacağız. Eski jandarma alanı, dünyaca ünlü mimarımız Emre Arolat’ın bize hibe ettiği avan projesiyle yol alacak ve eminim ki bittiğinde ödüller alacak. İçinde kültür merkezi, kafe, yüzme havuzu, otopark, yerel üretici satış yeri olacak. Yeni parklar için uygun alanlar ağırlıklı yeni kent merkezinde yer alıyor. Orada yüksek yapıların yapılmasıyla birlikte düzenleme ortaklık payından kamuya ayrılan büyük alanlar var. O alanlarda parklar oluşturacağız. Bir tanesi 15-20 gün içerisinde tamamlanacak ve açılışını gerçekleştireceğiz. Arkasından tenis kulübü inşaatımız başlayacak. Bu sene bitmeden açılışını yapacağız. Halkapınar’da parklarımız olacak. Kemal Reis Mahallesi’nde Konak Belediyesi’nin planında konut olarak geçen iki arsası için belediye hizmet alanı olarak plan tadilatı yaptık. Kreş ve semt merkezi olarak projelendirdik, planlarını yaptık, ihaleye çıkacak.”

“Artık her şey söylendi şimdi yapma zamanı”

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, gazetecilerin sorularına da şeffaflıkla yanıt verdi. Başkan Mutlu, artık konuşmak değil yapmak zamanı olduğuna vurgu yaptı ve konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Benden daha çok özeleştiri yapan yoktur. Ben Konak’ta bir fark yaratmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunun için göreve geldik. Dokusuyla, kentsel estetiğiyle, ağacıyla, yoluyla, tentesiyle, tabelasıyla, keyif alınan bir Konak yaratmak istiyorum. Artık her şey söylendi şimdi yapma zamanı. Artık üzerine konuşmayalım, yapalım. Elbirliğiyle, kentimiz hızlıca ayağa kalksın.”

İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT