CW Enerji Plus Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özturkut, İzmir Ege Medya Platformu üyesi gazeteci yazarlar ile “Sektör Buluşmaları” kapsamında bir araya geldi. İzmir’de gazetecilerle buluşmasında, güneş enerjisi sistemlerinin kısa sürede yatırım maliyetini karşıladığını açıklayan Özturkut, yenilenebilir enerji yatırımlarına dair bilgi verdiği buluşmada, bu yatırımların 3 ila 5 yıl içerisinde kendini amorti ettiğini söyledi.
Özturkut: Güneş
enerjisi 4 yılda yatırımı amorti ediyor
Enerjide tasarruf değil, kazanç dönemi başladı. CW Enerji
Plus Başkanı Ünal Özturkut, İzmir’de yaptığı açıklamada güneş enerjisi
yatırımlarının sadece birkaç yıl içinde maliyetini çıkararak uzun vadeli gelir
sağladığını vurguladı
İzmir Ege Medya Platformu, ‘Sektör Buluşmaları’ kapsamında CW Enerji Plus Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özturkut’un konuğu oldu.
Elektrik faturalarına kalıcı çözüm güneşten geliyor. CW
Enerji Plus Başkanı Ünal Özturkut, İzmir’de gazetecilerle buluşmasında, güneş
enerjisi yatırımlarının kısa sürede kazanca dönüştüğünü 3-5 yılda kendini
amorti eden sistemler, 30 yıl boyunca üretmeye devam ediyor.” dedi.
Özturkut, yenilenebilir enerji sektörünün İzmir ve
Türkiye’deki durumu, sektörün geldiği nokta, bürokratik engeller ve yatırım
maliyetleri hakkında önemli bilgiler paylaştığı toplantıda, yenilenebilir
enerjinin önemi hakkında konuştu.
Özturkut, konutlara yapılan yenilenebilir enerji yatırımlarında amorti süresinin 3 ila 5 yıl olduğunu belirttiği değerlendirmesinde, şöyle konuştu:
“Ticari anlamda yatırımın geri dönüş süresi eskiye göre çok
kısaldı. Ortalama 3 ila 5 yıl arasında yaptığınız yatırımı amorti edip geri
dönüşünü sağlayabiliyorsunuz. Dolayısıyla bu konuda kamuoyunu aydınlatmamız,
bilgilendirmemiz gerekiyor. Bizim, 2050 yılına kadar karbon salımını azaltma
sorumluluğumuz var. Atmosfere saldığımız karbonu azaltamamamız durumunda belli
yaptırımlara maruz kalacağız. Bu konuda yapabileceğimiz en iyi şey de çevreyi
kirletmeden enerji üretmek.”
Yatırımların önündeki bürokratik engeller hakkında konuşan
ve İzmir’deki ilçe belediyelerinin çok zorluk çıkardığını aktaran Özturkut,
“Evlerde GES sistemi kurulabilmesi için maalesef belediyelerden ‘GES Uygunluk
Belgesi’ alınması gerekiyor. Belediyeler bu konuda maalesef çok zorluklar
çıkarıyor ve bu zorluklar da sektörün gelişimini engelliyor. Halk, insanlar bu
işin verimli ve önemli olduğuna kani oldu ancak bürokrasiden kaynaklı olarak
işlerimizi istediğimiz hızda ilerletemiyoruz.” dedi.
İzmir’de arazi çok
pahalı
Özturkut, İzmir’deki arazi maliyetinin de fazla olduğu kaydettiği değerlendirmesinde, “İzmir ‘güneşlenme’ açısından Türkiye’nin şanslı bölgelerinden. Türkiye genelinde güneş enerjisi toplam kurulum gücünün yüzde 15’ine ulaştık. İzmir bu konuda birçok şehrin daha önünde. Bu işin bir de arazi durumu var. İzmir’in şöyle bir dezavantajı var, İzmir’de araziler çok değerli. Bugün Konya, Şanlıurfa gibi yerlerde arazi kurulumları daha uygun. Ama bir avantajımız daha var, İzmir’de sayfiye yeri çok ve belediyelerle sorun olmadığı sürece oralarda güneş enerjisi çok yaygın.” diye konuştu.
Çatıya kurulan sistem
servet kazandırıyor!
Ortalama 4 yılda kendini amorti eden yatırımların 30 yıl
verimli çalıştığını aktaran Özturkut, “Ortalama 2 katlı bir villada 7
kilovatlık bir sistem kurulması gerekir ve bunun maliyeti de 7 bin dolardır. Bu
yatırımın geri dönüşü de 3 ila 5 yılda sağlanır. Bir de Isı Pompası var. O da
devreye girdiğinde yaklaşık maliyet 14 bin dolara çıkabilir. Ancak sistemlerin,
panellerin 30 yıl verim garantisi vardır. Özellikle son 1 yılda rakamlar bu
hale geldi ve talep oldukça arttı. Kamuoyu bu işi çok cazip bulmaya başladı.
Yeter ki bürokrasi de bir sorun olmasın.” dedi.
Fatura öder gibi
kredi ödeyebiliyorsunuz
Konutlara yapılan yenilenebilir enerji yatırımında kredi
kolaylıkları olduğundan da bahseden ve ‘fatura öder gibi kredi
ödeyebiliyorsunuz’ diyen Özturkut, “Biz bu sistemi kurarken sistemin 1 ayda ne
kadar elektrik üreteceğini müşterimize veriyoruz. Müşterimiz de bankaya gidip
‘Toplam şu kadar paraya ihtiyacım var, bu sistem de aylık 3 bin liralık
elektrik üretiyor’ diyor, banka da kredi taksitlerini sistemin üreteceği
elektrikle eşgüdümlü hale getiriyor. Böylelikle müşterimiz fatura öder gibi
kredisini ödüyor ve sonunda da sistemin sahibi oluyor.” ifadelerini kullandı.
Elektrik dağıtım
şirketleri de süreci sürüncemede bırakıyor
Yenilenebilir enerji yatırımları önündeki tek engelin
belediyeler olmadığını, elektrik dağıtım şirketlerinin de izin süreçleri
aracılığıyla süreçleri kasıtlı olarak sürüncemede bıraktığını kaydeden
Özturkut, şu ifadelerle açıklamasını noktaladı:
“Kasıtlı olmasa bile belediyeler henüz evlerde bu sistemlerin kurulumu konusunda bunun nasıl belgelendirileceğini bilmediğinden ötürü sıkıntı yaşanıyor. Bir diğer sorun da maalesef belediyeler evin ilk yapıldığı bir şeye bakıyor ve eğer evin orijinal halinde bir değişiklik yapmışsanız, ‘evi orijinal hale getirmeden size GES Uygunluk Belgesi vermem’ diyor. Bürokrasi duruma böyle bakıyor ancak bu da maalesef sektörü sıkıntıya sokuyor. Bir de maalesef elektrik dağıtım şirketlerinden onay almak gerekiyor, bu da süreci geciktiriyor. Bunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama elektrik dağıtım şirketlerinin de süreci biraz sürüncemede bıraktığı doğru.”
İzmir Modern / Nurten ÖĞÜT
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder